Bugun...
Yenileniyoruz
SPOR İÇİN YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİ


Ziya Ak Spor'un Önemi
ziya.ak_42@hotmail.com
 
 

Türkiye’de spor yönetimi konusunda, spor yönetiminin merkezileşme ve yerelleşme noktasında önemli farklılıklar ile gerçekleştiği görülmektedir.

Spor faaliyetleri ve tesislerinin yeterli olmaması, okul programlarının ders dışında yetenekli öğrencileri değerlendirmeye müsait olmaması, amatör sporların gelişememesi, mahalli idarelerin mali sıkıntıları, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordinenin oluşmaması, gibi sebeplerden ötürü Türkiye’de spor hizmetlerinde hedeflenen amaçlara ulaşılamadığı görülmektedir.

Yerelleşme ya da yerel yönetim, devletlerin vatandaşların beklentilerine ve isteklerine uygun hizmetlerin sunulması olarak görülmektedir.

Yerel ve ortak özellik taşıyan hizmetlerin halka en yakın birimler tarafından sunulması, yerelleşme eğilimi ile popüler bir hale gelmiş ve bu eğilimle birlikte yerel yönetimlerin önemi artmıştır. Ayrıca varlık gerekçeleri açısından ele alındığında, siyasi, ekonomik ve idari bir yapıya sahip olan yerel yönetimler; halkın sağlık, ekonomik ve sosyal gereksinimlerini karşılama noktasında önemli bir işleve sahiptir. Devletler, kamu hizmetlerini sınıflandırmış, bu gerekçeyle de sporla ilgili yerel düzeyde halkın temel gereksinimlerini karşılayacak bazı görev, yetki ve sorumluluklarını merkezi yönetimlerden yerel yönetimlere aktarmıştır.

2005 tarih ve 5302 sayılı yeni İl Özel İdaresi Kanunu ile uzun bir süre yürürlükte olan il özel idaresi kanunu tümüyle yürürlükten kaldırılmış ve “il halkının yerel ve ortak nitelikteki gereksinimlerini karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi” olarak yeniden tanımlanmıştır.

Bu çerçevede ilgili kanun kapsamında il özel idareleri, mahalli müşterek nitelikte olması koşuluyla; “Gençlik ve spor, sağlık, tarım, sanayi ve ticaret gibi … İhtiyaçların karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde yapmakla yükümlüdür.” (5302 sayılı Kanun; Md. 6, a bendi) şeklinde ifade ederek il özel idarelerinin spor hizmetlerini yerelde etkili kullanmanın dayanaklarını teşkil etmiştir.

2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi kapsamında, Büyükşehir statüsüne geçirilen 30 il özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. 

Ancak kanunun 3. maddesinde; “Mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılır.” açıklaması yapılarak bu illerde gerçekleştirilecek spor hizmetlerinin devamlılığı ilgili yerel yönetimlere teslim edilmiştir (6360 Sayılı Kanun, 2012).

5216 sayılı Kanun’da büyükşehir belediyelerinin, spor hizmetleriyle ilgili görev ve sorumlulukları kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7’nci maddesinde “büyükşehrin bütünlüğüne hizmet eden spor yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek” ve “gerektiğinde amatör spor kulüplerine malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak, amatör takımlar arasında spor müsabakaları düzenlemek, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarında üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül vermek” şeklinde belirtilmiş olması spor yönetiminin yerel düzeydeki temel dayanakları olarak gösterilebilir.

Aynı maddede, spor yerleri ile parkları yapmak ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve yetkileri arasında belirtilmiştir. 2012 tarihli ve 6360 sayılı kanun ile büyükşehir belediyelerinin 5216 sayılı kanun ile belirlenen görev ve sorumluluklarına ilişkin olarak “...sosyal donatılar, bölge parkları, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, kütüphane, müze, spor, dinlence yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek; spor kulüplerine nakdi yardım dahil olmak üzere sporu ve sporcuyu desteklemek…” şeklinde değişiklik yapılmıştır.

2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun belediyenin görev ve sorumluluklarını düzenleyen 14’üncü maddesinde yer alan ibarelerin “Gençlik ve spor hizmetlerini yapar, yaptırır” ve “Gerektiğinde öğrencilere, amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmalarını düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarında üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu kanunda, “gerekli desteği sağlar”, “gerektiğinde” ve “ödül verebilir” şeklinde ibarelere verilmiş olması özellikle belediyelerin harcamalarını kısıtlamaya açık olduğunu göstermektedir. 2012 yılında yapılan değişiklikle belediyelere nakdi yardım yapma yolu açılmıştır (2012-6360/md.17). Ancak 2013 yılında Anayasa mahkemesi kararıyla nakdi yardıma sınırlama getirildiği görülmektedir (Anayasa Mahkemesi, 2013/144).

Devletin yasal dayanaklarıyla yerel yönetimler bazında gerçekleştirmeye çalıştığı spor hizmetlerinin toplumun tamamına yaygınlaşması ancak alınabilecek sağlam devlet politikalarıyla uygulamaya konulabilecektir.

Bununla birlikte yerel yönetimlerin amatör spor ruhunun gelişmesinde ve yaygınlaşmasında rol oynayabilecek en etkin mekanizma olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, dünya genelinde spor hizmetlerinin yönetim süreçlerinin farklılaştığı ancak büyük bir çoğunluğunun ise devlet eliyle gerçekleştiği söylenebilir. Ülkemizde spor hizmetleri, spor politikalarının çerçevesini çizen Anayasa, kalkınma ve hükümet programlarıyla bütünlük kazanmakla birlikte bu hizmetlerin gerçekleşmesi noktasında yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir.

2013 yılında hazırlanılan Onuncu Kalkınma Planında spor hizmetleriyle ilgili yerel yönetimlerin üstlendikleri roller belirtilmemiş olup; kamuya ait tüm spor tesislerinin bütün vatandaşların kullanımına açık olmasının sağlanması, yaşam mekanlarının spor yapmayı ve hareketliliği sağlayacak şekilde tasarlanması, spor alanlarının, parkların, yürüyüş ve bisiklet parkurlarının geliştirilmesi gibi hususlardan bahsedilerek dolaylı yönden yerel yönetimleri ilgilendiren konulara değinilmiştir.

Ayrıca onuncu kalkınma planında, spor alanındaki temel amaçlarda, sporun yaşam felsefesi olarak benimsetilmesi, herkesin spor etkinliklerine kolayca ulaşabilmeleri için imkânların iyileştirilmesi ve Olimpiyat oyunları gibi uluslararası etkinliklere katılım sağlanması ve ev sahipliği yapılması gibi konularda hedefler açıkça ifade edilmiştir.

Yerel enerjiyi ve motivasyonu harekete geçirebilecek olan yerel yönetimler amatör sporun okullara girmesini sağlayabilir, sporun yaygın kabul görmesini teşvik edebilir, tesis inşaatı ve yönetimde çok daha başarılı olabilir.

Türkiye'de yerel yönetimlerin yapılanması içerisinde yöre halkının spor istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak bir sistem bulunmamaktadır. Yerel yönetimler kendi politik kaygıları doğrultusunda, performans sporuna hizmet edecek şekilde yapılanmakta ve yatırım yapmaktadırlar. Yerel yönetimler, "herkes için spor", "yaşam boyu spor" ilkelerine bağlı olarak, yöredeki herkesin katılımını sağlayacak organizasyonlar planlamalıdır.



Bu yazı 2795 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Konyaspor ligi kaçıncı sırada tamamlar?


YUKARI