Bugun...
Yenileniyoruz
ZAMAN… ZAMAN…


Ruşen Nilay Gürsel
rusennilay@hotmail.com
 
 

Zamanı mı yakalamaya çalışıyoruz? Sanırım. En azından kendimi ve yakın çevremdeki insanları sık sık yakalıyorum bunu yaparken. Ama nafile bir yarış bu. Yakalayamayız onu. Çünkü o ardına bakmadan, durmadan, dinlenmeden akar, akar… Biz onu çok hızlı olduğu için ve ona yetişmekte zorlandığımız için çok büyütürüz gözümüzde; ama büyütülecek bir şey yok aslında. O sadece kendisine akmak hedefini belirlemiştir ve hızlı olmayı. O kadar…

Zamanla ilgili en büyük yanılgının, yaraları sardığı fikri olduğunu düşünmüşümdür hep. Zaman o kadar hayırsever ve düşünceli değildir oysaki. Hoşgörülü hiç değildir. Yaraları saran sanılanın aksine zaman değil, yaşanmışlıktır. Kötülerin üzerine, iyileri yaşamak sarar yarayı; zaman değil. Biz ise; yani bütün canlılar, ardına bakmadan koşup gitmesini izlemek ve konuşmaktan başka bir yararını görmeyiz onun. Onu izlerken büyürüz, yaşlanırız, ölüm dayanır kapımıza; ama hâlâ onu yakalamaktır derdimiz. Yaradılışımızda var çünkü anlamaya çalışmak, merak etmek. Etmeyelim demiyorum tabi; ama en azından kendimizi bu kadar kaptırmayalım bu olguya. Fazladan yoruyor bizi ve asıl amacımızdan uzaklaştırıyor zira, yaşamak amacından hem de doyasıya yaşamak...

Hayat bir yarış değildir. Bu kadar hızlı olmamıza gerek yok. Her şeye yetişemeyiz; başarı da bu değildir zaten.

Bakın yavaş ve güçlü olmayı öğütleyen bir Hitit duası şöyle diyor;

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini ,
yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim...
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır…

Masaldan hepimiz de hatırlarız tavşanın hız çılgınlığıyla nasıl bir yanılgıya düştüğünü. Kaplumbağanın da sakinliğini hayat karşısındaki ve beklenmedik başarısını… Umarım hayat hepimize bu dinginliği ve ardından gelen başarıyı yaşatsın her zaman. Böyle bir hız savaşında sakin kalmayı başarmak da oldukça güç; ama hayattan, kendimizden uzaklaşmamak adına, elimizdeki işi en iyi şekilde yapmak adına; yani en azından belki böyle bir istekle başarabiliriz bunu.

Niye istiyorum bunu biliyor musunuz? Çünkü zaman ve inatla birlikte düşünmeye çalıştığımız hızla ilgili problemimiz bizi yanılgıya düşürüyor. Başarısız ve dolayısıyla gereksiz olduğumuz yanılgısına. İşte bunun için ısrar ediyorum, insan bu kadar hızla ilerleyen yaşam koşullarında her şeyi birden yapamaz diye. Tıpkı her kitabı okuyamadığımız gibi, her müziği dinleyemediğimiz gibi, hatta aynı anda iki farklı yerde olamayacağımız gibi. Yani en az bunlar kadar imkansız her konuda başarıya ulaşmamız. Biraz daha dingin olmak gerekiyor hayata karşı. Yetişemediğimiz her şeye büyük bir fırsatı kaçırmışız gözüyle bakmamak gerekiyor. Bu bizi daha mutlu kılacak. Daha dirayetli ve daha sabırlı. Ve en nihayetinde daha güçlü…



Bu yazı 338 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Konyaspor ligi kaçıncı sırada tamamlar?


YUKARI