Bugun...
Yenileniyoruz
Çivi Çiviyi söker


Rıdvan Bülbül ridvanbulbul@yenimeram.com.tr
ridvanbulbul@yenimeram.com.tr
 
 

■ Her önemsiz şey, çok küçümsenirse, öcünü alır. (Lessing)

***

“Bir çividen ne çıkar?” denilmemelidir.

Küçük bir çivi kimi zaman ve koşullarda önemli sonuçlara neden oluşturabilir.Kimi olgu, oluşum ve nesneler var ki, küçüktür ancak ne var ki, işlevleri öylesine büyüktür, dikkate almak gerek.

Çivi nedir; Çiviye ilişkin rutin bilgiler;

Çivi, ahşap ya da plastik malzemeleri bir daha açılmamak üzere birleştirmek için kullanılan birleştirme aygıtıdır. Bir ucu sivri ince çubuk benzeri parçanın diğer ucunda

çekiç ile vurulabilecek başlık vardır. Başlığa çekiç ile vurulduğunda sivri uçta çok yüksek basınç oluşur. Bu basınç çivinin yumuşak

tahta veya plastik içerisine dalmasına neden olur. Çivi üzerinde bulunan ufak tırtıklar geri çıkmasını önler. İki parçaya da saplanan çivi parçaları birleştirmiş olur. Çivi çakmak için dizayn edilmiş çekiçler üzerinde yanlış çakılan çiviyi düzeltmek veya çıkarmak için özel bir anahtar delik bulunur. Bu deliğe çivi başı takılır ve çekicin diğer ucundan kuvvet uygulanarak kaldıraç etkisi ile çivi sökülür.

Kullanım amaçlarına göre çivilerin gövde kısmı, düz, ring, helikal (vidalı) şekildedir. Ring ve vidalı çiviler düz çivilere göre daha zor söküldüğünden çok iyi birleştirilmesi gereken ve yük taşıma etkisine maruz kalan yerlerde yeğlenir. Beton uygulamalarında kullanılmak üzere karbonlu telden, ısıl işlem ile sertleştirilerek üretilmiş çiviler vardır.

“Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh (çivi) gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum. (Attila İlhan)

Bir tüccar atına atlayıp, uzak kentlerin birine gitmiş. Elindeki kıymetli taşları satarak tekrar yaşadığı kente dönmek arzusunda imiş.. Öğle üzeri bir yerde mola vermiş. Atının bakımını yapan uşak efendisini uyarmış;

” Atınızın sol arka ayağının nalından bir çivi noksan. Çiviyi çakmamı ister misiniz?”

Tüccarın yanıtı şöyle oldu;

“Bir şey olmaz . Vakit kaybetmeme gerek yok. Nasıl olsa altı saatlik yolum kaldı, gidene kadar da nal düşmez herhalde.”

İkindi üzeri bir konakta, tekrar dinlenmek için mola vermiş. Atın yemini ve suyunu veren uşak tüccara sormuş

“Atınızın sol arka ayağının nalı yok. Ne yapmamı istersiniz?”

Tüccar demiş ki;

“Hiç bir şey yapmayın. şunun şurasında bir kac saatlik yolum kaldı. Vakit kaybetmeden yoluma devam etmem lazım. Gidene kadar bir şey olmaz.”

Tüccar yola çıkmış. Fakat çok geçmeden at aksamaya başlamış. Bu topallama uzun sürmemiş. Sonunda yere düşen atın bir ayağı kırılmış. Tüccar çaresiz atı bırakmış.Yükünü

sırtına alarak, yolun geri kalan kısmını yürüyerek tamamlamak zorunda kalmış.

Sonra da kendi kendine konmuşmuş;

“ Aaah, benim akılsız kafam aah!. Bütün bunlar bir tek çivi yüzünden geldi başıma. Beş dakika bekleyip çiviyi çaktırsaydım, hem saatlerce yürümemiş olacak, hem de at, boşu boşuna ölmeyecekti.

Büyük Türk hakanı Atilla konuşmuş;

“Atımın nalındaki bir çivi düşseydi, bu büyük ülke olmazdı!”

Çevredekiler şaşkınlık içinde konuşmuş;

“Ama nasıl olur? Bir çivi bir ülkeyi nasıl kurtarır?”

Büyük Türk Hakanı Atilla yanıt vermiş;

“Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu da koca bir ülkeyi kurtarır. Şimdi anladınız mı? Bir çivinin eksikliği, ne kadar büyük kayıplara neden oluyormuş.”

■ Çivi çakmak için tornavidanın sapını kullanabilirsiniz, ama en uygun araç çekiçtir. (Nakamura)

■ Köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür.( Cenap Şhabettin)

■ İşinin sahip olduğu tek şey çekiç ise; çevresindekileri çivi gibi görmeye başlar.

(Victor Hugo)

■ Dostuz insan çivisiz tahtadır.(Anonim)

■ Eğer bir örs isen kendini sabit tut, eğer bir çekiç isen zamanında vur. (G.Herbert)

■ Çürük tahta çivi tutmaz.(Anonim)

■ Çekiç ve çiviler olmadan ev yapamazsınız.

(Hosotani)

Ülkemizde “çivi” soyadı almış o kadar çok aile var ki. Çivi bizim Kültür, Edebiyat, Sanat ve geleneğimizde kimi zaman öykü, şiir, hatta roman ve folklordur;

Bütün kaygılarımdan arına arına,

Bilmem ki çıkar mıyım yarına,

Kızımın resmi için odamın duvarına

Bir çivi çakarken ölebilirim..

 

Düşündüm musalla saltanatımı,

En son bineceğim tahta atımı,

Bir ayna önünde kravatımı

Takarken ölebilirim..

 

Çağırırsın bir gün beni de ölüm

İster istemez gelirim.

Bir güzel çocuğa, bir güzel kıza

Bakarken ölebilirim..

(Yavuz Bülent Bakiler)

Çivi kimi yapıtlara da ad oldu. Örneğin ünlü şair İlhan Berk’in bir şiir kitabının adı Çivi Yazısı (1960)

Çivi ve sanat; Filografi, çivi sanatıdır, yabancı adıyla string art. Göz okşayan, estetik, son zamanlarda da popülerliği artmış bir teknik. Ahşap ya da sunta pano üzerine çiviler çakılıp araları düzenli biçimde teller ya da iplerle doldurma işlemiyle yapılarak özellikle hat yazıları, çiçek desenleri ve harflerle oluşturuluyor. Bu denli çivi sanatı – filografide pano üzerine, tasarlanan çizim yapılıyor. Çiviler belli sıklıklarla düzgün bir şekilde panoya bu desen üzerinden çakılıyor. Daha sonra da uygun renklerde teller ya da ipler çiviler arasından geçirilerek desenlerle dolduruluyor. İpleri ya da telleri sıkı biçimde germek de şart, İnce ve renk renk teller Hobi mağazalarından temin edilebilir.

Saçları yere dökülü

Dağılmış tel tel kâkülü

Elleri çiğdem kokulu

Bir güzel sevdim yaylada.

 

Duvara halı çakmışlar

Yollara çiçek dökmüşler

Eline kına yakmışlar

Bir güzel sevdim yaylada.

( A.Rıdvan bülbül)

En çok kullandığımız çivi terimi de şu;

■ Çivi çiviyi söker!

Terime çeşitli anlamda yüklemeler yapılır;

■ Güç bir şey, güçlü bir şeyle yenilir. Çetin işlerin üzerine sağlam bir irade ve olağan gücümüzle yüklenmeliyiz.

■ Çirkefe taş atma üstüne sıçrar,

Çivi çıkar ama yeri kalır.

■ Çobana verme kızı, ya koyun güttürür

ya da kuzu.

■ Çobansız koyunu kurt kapar

Harnupun bağrındaki çivi

Gövdesine kalın bir çivi çakmışlar

Bencileyin acılar çeken harnup

Sakız sakız kanını akıtmış yarasından

Adak çiçekleri renk renk dallarında

Güver uçurumu bir milyon yıllık

Harnup yüz yaşında

Çivi on yıl önce çakılmış

Sevgimiz daha yedi yıllık

Benim tek niyetin sensin

Bu çiviyi çekip çıkarabilirsem bağrından harnupun

Benimsin

Çıkaramazsam olmayacak niyetim

Harnup çektikçe bağrındaki acıyı

Ben de çekeceğim ölene dek

Harnupun sakızı çivinin pasına kaynamış

Yarası derin mi derin harnupun

Tuttum çivinin başını

Ne de güçsüzmüş parmaklarım

Dayan sevdalı yüreğim

Göster gücünü demire

Göster gücünü sakızı taşlaşmış harnupa

Kurtar harnupun yüreğini

Ve kurtar kendi yüreğini

Çek çıkar çiviyi güçsüz parmaklarım

Herkül’se Herkül’ün parmakları

Zeus’sa Zeus’un

Zaloğlu Rüstem’in

Hazret-i Ali’nin parmakları ol

Savaşım zorlu mu zorlu

Kan ter içindeyim

Bir milyon yıllık uçurum

Harnup yüz yaşında

Çivi yarası on yıllık

Sevgimiz yedi

Pas sakıza sakız pasa kaynamış

Çıkarabilirsem çiviyi

Uçsun gönül kuşum kendi göklerinde

Çıkaramazsam

İşte uçurum

Paslı çivi oynadı yerinden

Ya kırılırsa başı çivinin

Canımı takıp dişime

Senin adını haykırdım uçuruma

Sesim geri döndü yüzonbeş metreden

Ve bir milyon yıl öteden

Çivi söküldü harnupun bağrından

Demek benimsin günün birinde sevgilim

Harnupun yarası on yıllık

Benimki yedi

Harnup yüz yaşında

Bir milyon yıllık uçurum

O paslı çiviyi saklıyorum

Güver uçurumunca sabırlıyım

Ölsem de kalsam da

Dünya durdukça seni seviyorum

(Aziz Nesin)



Bu yazı 301 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Konyaspor ligi kaçıncı sırada tamamlar?


YUKARI