Bugun...
Siz Hiç Tacize Tecavüze Uğradınız mı?


Cansel Akter
aktercansel09@gmail.com
 
 

Bu makalenin başlığı bile ne kadar ürkütücü ve itici değil mi?

Bu gün şunu fark ettim uzun zamandır özellikle beni ve toplumu derinden rahatsız eden bir konuya değinelim birlikte. Bu Ülkede ne olaylar yaşanıyor, tacizler, tecavüzler kadınlara hatta hayvanlara korkarım ki az kaldı yetişkin bir erkek tecavüze uğradım diye çıkacak bir gün malesef  ÖZGE CAN, Emine Bulut, Şeyma Yıldız , Hatice Kurt , Dilek Kaya, Nazan Kırkgöz, Hafize Fidan, Deniz Gezginci  ve Emre Yıldır. Ailesi ile tehdit edilerek 9 koca yıl tacize istismara uğrayan bir fidan bir canımız ve daha nicelerini biz toprağa verdik. Bu vurdum duymazlıklarınız ile daha çok tecavüz, taciz ve istismar duyacak gibiyiz ne dersiniz !!!

Son kan donduran haber Sinop'un Durağan ilçesinden geldi adeta ruhumuz çekildi bu haber ile kısaca değinelim.

Soruşturmayı genişleten Emniyet mensupları, şu an 2 yaşında olan ilk bebek ile hamile Ö.N.T.'nin karnındaki bebekten ve öz baba Ömer T.’den DNA örneği aldı. Yapılan DNA incelemesi sonucunda da 2 bebeğin babasının da kız çocuğunun öz babası Ömer T. olduğu ortaya çıktı.

Sinop Durağan ilçesinde yaşayan Ö.N.T., henüz 11 yaşındayken hamile kalıp, kız çocuğu dünyaya getirdi.

Başlatılan soruşturmada küçük kızın ifadeleri doğrultusunda duyma engelli E.T. (55) gözaltına alındı. Şüpheli tutuklanırken, bebek ve E.T.'den alınan DNA örnekleri incelemeye alındı. 3 ayın sonunda ise DNA örneklerinin uyuşmadığı, bebeğin babasının E.T. olamayacağı ortaya çıktı. Şüpheli, tahliye edildi. Kızına cinsel saldırıları gerçekleştiren baba Ömer T., gözaltına alındı. Sorgusunun ardından savcılığa sevk edildiği adliyede, mahkemece tutuklanan Ömer T., cezaevine koyuldu. Olay öz baba tarafından işleniyor adli merciler yanıltmak sureti ile olay orada yaşayan engelli 55 yaşında ki masum bir kişiye suç attırılıp çocuğun yalan ifadesi neticesinde 3 ay hapis yatırılıyor.

 İkinci hamilelikte olay çözülüyor iğrenç ötesi bir olay olaylar birbirini kovalıyor

sosyal medyada bu gün gördüğüm kadarı ile bir çok kişi taciz, tecavüze uğramış ve hayatta kalan bir kişiye nasıl sahip çıkılır bunu bilmiyor açık ve net kan donduran bu son olay kanıtı olarak 11 yaşında hamile kalan Ö.N.T nin resimlerini sosyal ağlarda paylaşarak feryat içindeki kişiler bu küçük kızın ilerleyen yıllarda bu paylaşımların ona nasıl zararlar verebileceğini düşünmüyorlar.

Devletimiz gerekli düzenlemeler ile bu kızımız gibi diğer evlatlara nasıl merhem oldu ise merhem olacaktır. Kimse tecavüze uğrayan 11 yaşındaki kız olduğunu bilmeyecek o kendini tanıtmaz ise ..

Tacize, tecavüze uğrayan kişileri anlamanız onların haklarını gözetmeniz için tacize tecavüze uğramanız gerekmez ! biraz kendimiz ile Empati yaparak bu içler acısı durumda bu mağdur kişilerin nasıl haklarını savunmalıyız bunu öğrenmeliyiz. Birlikte bu gün 11 yaşındaki mağdur kızı paylaştınız ne oldu?  ne yaptınız! küçük kızlara eylemi olan istismarcı aşağılık pedefoli kişiler diye tanımlanan kişilerin adeta ağızlarının suyu aktı.

Onlar daha da bir tahrik oldu. Neden? ardı ardına bu tür haberler çoğalıyor!! sanıyorsunuz ki bu kişiler korkak, öz güvensiz kendi kişilikleri içinde boğulmuş kişilerdir. Bu kişiler içlerinde ki  bu iğrenç dürtüyü saklarlar. Çoğu bu dürtüyü harekete geçirmeden ölür hepsi birden ölse demi ölmüyorlar.

Bu tür haberlerde olay mağduru kişiler ile ilgili mağdur kişilerin olayda vefat etmiş olsa dahi özellikle resimlerini paylaşmaktan kaçınalım tehlike altındaki masumları korumak için bunu yapalım .

Siz hiç tacize uğradınız mı? siz hiç babanızın size dokunur iken farklı bir yaklaşımda olduğunu, siz amca dediğiniz, abi dediğiniz birisinin size farklı baktığını hissettiniz mi? Onlar hissetti!!!

Bir Baba bir evlada nasıl bakar kötü göz ile anlamak algılamak zor ,acı bir durum. Şahit olduğum, yaşadıgım bir olayı size aktarayım.

 1 yıl önce bir yerde karşılaştım genç bir kız biraz delikanlı erkeksi yürüyor fazla hırçın onun ile konuşmak zor kendini gizliyor, çok yıpranmış belli sigara içiyor hiç durmadan.

Yaşın kaç? dedim,

baktı uzun uzun yüzüme sonra;

Abla be sen iyi birisin dedi. Gözleri doldu;

18 yaşımdayım ama ben 50 gibi hissediyorum dedi.

İçim cız etti ağır bir acı yatıyor içinde.

Belli ki başını önüne eğdi.

Dedim ki;

Biliyor musun sen çok güzelsin yarın yine burada spor yapalım gel erkenden dedim.

Oda bana;

uyanırsam erken gelirim dedi. Uyanırsın, kur saatini dedim. telefonum yok saat kurayım dedi. fazlada bir şey soramıyordum. Her haliyle ruh aletinde bir anormallik vardı, ve dedi ki ; 

"Ben ailem ile kalmıyorum. Hastanede kalıyorum. Şuan bana ilaçlar veriyorlar, uyanamıyorum abla" dedi. Kahvaltı edelim gel hadi birlikte ben yalnız kahvaltı edemiyorum dedim.

 Kırmadı beni oturduk kafeye gözleri hep birilerini arıyor nedenini sormadım sadece  gözleri erkeklere bakıyordu.. ürkek değil , öfkeli!! anladım ki bir şeyler olmuş .

kahvaltı bitti oh be ne güzel yedim demi? dedi. gülüştük hadi ben senin ablanım doğru kaldığın hastaneye gidelim oradakiler seni merak etmesin dedim.

Gitmek istemiyorum dedi. Orada senin için en iyi şekilde gelişecek olan sürece yardımcı olursan her şey senin için iyi olur ve daha güçlü olursun dedim. Hastaneye gittik odasına aldılar doktoru ile görüştüm numaramı verdim dilediğinde doktoru aracılığı ile beni arayabilirsin dedim, sevindi sarıldı.

Oradan ayrılıp işime gittim içim hiç huzurlu değildi. Akşamüzeri doktoru aradı ve bu gün o ablayı çok sevdim tekrar konuşa bilirmiyim diye defalarca sormuş doktoru bu ısrar ile beni arayıp,  Yarın sabah biz spor yapmaya parka geliyoruz!! :) deyince çok şaşırdım. Doktor; hastam ile ilgili size bilgi veremiyorum biliyorsunuz yaşı 18, genç kız olarak hassas bir dönemden geçiyor dedi.

Anlıyorum sizi dedim. benim ile ilgili görüşme isteğini dışa yönelmeyi kabul ettiği için doktoru çok mutlu idi .

sabah sporu ile kahvaltı gülüşmelerle iyi geçti. En çok isteği ise Saz çalmasını öğrenmek olduğunu bunu çok istediğini söyledi .

Ayrıldık o gün. Ertesi gün

 Doktorunu aradım ona bir sürpriz yapmak istediğimi, saz hediye edebileceğimi doktoruna sordum ve müsaade aldım.

sazı aldım hastaneye gittim bir hafta sonra.

 Doktoru ile bekliyordu beni görünce bir sevindi sazı aldı gülüyor hiç durmadan öylece gülüyor doktor ve ben baka kaldık. Gülümsüyoruz oturdu çalmaya çalışıyor abla biz bu gün nereye gideceğiz biliyor musun dedi. Nereye? dedim.

Çocuk esirgeme kurumuna dedi.

Orada bir çocuk var o benim çocuğum!!!

Ağlamaya başladı,  ellerini tuttum ağlama! dedim.

Doktoru işaret etti ağlasın rahat bırak gibisine,

 O çocuk benim!!

 işte o benim!!

 bana öz babam tecavüz etti.!!

 Kardeşim benim o.!! dedi .

Ben bittim, orada ona şefkat kollarımla  sarıldım sıkıca, Ağlıyordum.

Güçlü olmamız gerekiyor bu hayatın en güzel yanını yaşamak için birbirimize destek olmamız gerektiğini bunun onun suçu olmadığını ve şu an doktoru ve diğer yakınında olan kişilerin onu çok sevdiğini, benimde onu hiç yalnız bırakmayacağımı belirttim. Sonra bana dönerek,

Annem öldü !!

O (babası) hapiste!!

mezarına (Annesinin)gidip bağırmak istiyorum diyor.

Ağlaması kesildi saz çalmayı öğrenince bana konser verecek sözde aldım.

 vedalaştık hastaneden ben çıktım ama nasıl çıktım.

 Darma dağın hayatın en derin acısını yaşamış 18 inde doktorunun belirttiğine göre anne vefat ediyor. Korkunç süreç 2 yıl sürmüş son gelinen durum bu .

Elim ayağım kesildi ve halen o günün şokunu üstümden atamadım. hayata adapte olmak için çaba veriyor.

Saz çalmak ona iyi geldi .

Açık Öğretim kaydı oldu ama kardeşini görmek istemiyor!! tek istediği onu görmemek onun için kötü günleri tekrar hatırlamak demek..

Tacize uğrayan kişi kırılmış üzülmüş öyle,

işte!!

Sizin bir acınız gibi değil, bir kaza değil, kolu kopsa koptu dese kopanda kol değil, tüm beden koptu acıyor, neresi! tüm bedeni tüm duyguları incinmiş halde kanıyor,

İçi yanıyor,  uyuyor, uykuları bulanık korkular içinde her uykuda tekrar tekrar yanıyor. siz hani dersiniz ah be baba!! Bana şunu almadın. Ama

o baba abi amca neden? neden?  diye soruyor.

en çok sizin canınız neden yandı söyleyin.

Evladınız anneniz babanız kardeşiniz öldü.

Acı dehşet bir şey. acısı bir gün azalır herkes size bir saygı gösterir en büyük acınızı size unutturmak için çaba bu zaten hayatın akışı ile herkesin başına gelebilen şey ölüm!!  Bu acı ile bağdaştırmak ne kadar doğru olur?

bu mağdur kişilere saygılı olalım ve kesinlikle kamuoyu oluştururken onların deşifre olmamasına özen gösterelim saygılı olalım.

Mağdur olan kardeşlerimiz siz suçlu değilsiniz!

sizin özelinize müdahale eden o kişi kimse o suçludur. Asla korkmayın!!

DEVLET YANINIZDA SİZ KARARLI OLUN.

Devletin şefkatli kollarında  korunma talebinde bulunun gidecek hiçbir yeriniz olmasa da devlet sizi evine yerleştiriyor ve bir meslek sahibi olabiliyorsunuz.

Toplum da bu tür iğrençliklerin çoğalması Çekirdek ailelerde manevi yozlaşmanın artmasının bir sonucudur.

Çocuklarımıza dinimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi, örf ve adetlerimizi iyi anlatmalıyız , büyük annelerimiz ve babalarımızın tavsiyelerini dinleyerek, çocuklarımızla nesilden nesile huzur içerisinde yaşamayı öğrenmeliyiz.

Maneviyatını kaybetmiş toplumlar, yıkılmaya yok olmaya mahkûmdur.

Geçmişin acılarıyla bir daha yüzleşmemek için bu kardeşlerimize destek olarak Anne, baba, abla, abi olmalıyız.

Onları Toplumdan uzaklaştırma değil birleştirme çabası ile hayatın yaşamaya değer olduğunu hissettirmeliyiz..

ANCAK BİZ BU ŞEKİLDE

BİRLİKTE GÜÇLÜ OLURUZ...



Bu yazı 13607 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Konyaspor ligi kaçıncı sırada tamamlar?


YUKARI