Bugun...
MERHABA!


Cansel Akter
aktercansel09@gmail.com
 
 

Efendim gönül ister ki tüm gönüller Bayram yeri olsun.

Gönül ister ki sevgi huzur olsun, gül bahçesi gibi hayallerin içinde kararan kalplerin içinde son olarak temenni ettiğimiz, koca yörüklerin ovasında bir kuru soğan ile cennet olan dağlara  Müslüme bebeğin yası düştü. Biz iki binli yıllarda çağ atlayacaktık, biz toplum olarak manevi çöküntünün eşliğinde normalmiş gibi sıralanan , dini ve kültürel değerlerimize ters düşen kadın cinayetleri, çocuk tecavüzcüleri ile kültürel yozlaşmanın içerisinde  yüreklerimizde kanayan yara olduk.

 Yazmak neleri değiştirir bilemiyorum !!  kör olmuş siyasilerin ,rant kavgaları arasında toplumu özünden uzaklaştıran televizyon programlarını, dizilerini ,sosyal medya uygulamalarını görmezden gelerek ileride nice ahlaksız olaylara gebe kalacağımızı kimse tasavvur edemez. Makam ve koltuk uğrunda konumunu koruma derdinde olan bürokratlar ve siyasiler toplumun acılarını bu aziz ve Necip milletin fertlerine reva görüyorlar.

Bir sonrakı Köşe yazımda  konuyla ilgili daha sert bir yaklaşim ile sorunları eleştirel anlamda yazmak zorundayım ,üzgünüm siyasiler ...

Çağdaşlaşma adına toplumda kadının ve ailenin yeri gerçek konumunu son asırda dahi karşılayamazken ,  geçmiş törelerde kadına eşitlik ve yuvasını kuracağı erkeği seçme hakkı vermiyordu. Bugünlerde yaşadıklarımızın bu törelerden ne farkı kalıyor ?

Celal Ülgen'in bir şiirini sizler ile birlikte tekrar okuyalım .

Çağdaşlaşma anlamında ne kadar ilerlemişiz.

Not: Zilan 1968 yılında yaşanmış bir

Olaydan esinlenerek yazılmıştır. Yörenin şivesi ile okunması gerekir.

Urfa'daki feodal düzenin hala devam ettiğini söylemek; şiirin niçin

Eskimediğini yanıtlamaktadır.

Zilan ...

Bu kara yazgıdır Zilan;

Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin

Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban...

Bilisen

Kaç gece kaç gündüz adın sayıklamışam

İçimden atamamışam

Küçelerde yolun gözlemişem

El etmişem, işmar etmişem

Sen gülmüş geçmişsen Zilan...

Ne zaman büyümüşsen farketmemişem

Ne zaman ellerin büyümüş

Ne zaman gözlerin büyümüş

Ne zaman börünmüşsen kara çarşafa

Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin

Vurulmuşam.

Sen gülmüş geçmişsen Zilan...

Daracık köçelere sığmamış sevdam

Seni Halilrahman'a sormuşam Anzılha'da

Urfa kalasında Nemrut köşküne adın kazımışam

Sen gülmüş geçmişsen Zilan...Şimdi gelin olisen telli duvaklı

Yine gülü misen biye?

Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen?

Sevdanı içime gömdüm bilesen

Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım.

Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan...

Bilirem dahlin yoktur bu işte.

Töreler böyle demiş

Yazgılar böyle çizmiş.

Kim karşı gelmiş ki sende gelesen.

Atalar boynumuz kıldan incedir demiş...

 

Her şafak seninle sökerdi Zilan.

Sıcak yaz geceleri seninle eserdi.

Ben siye şiirler okurdum.

Sen biye Urfa türkülerini...

Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla

Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin.

Önceleri inanmamıştım sevdigine.

Anladım zamanla.

Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi;

Acımı anla...

 

Kar ender yağardı Urfa'ya

Sevdamız yağan kar kimin aktı.

Hatırlı misen bir de tutkumuz

Yağmurda 'çömçe gelin' oynamaktı...

Şimdi sen mi gelin olisen Zilan?

Sevgin bir yanda Töreler diger yanda

Duydum ki 'KUMA' olimişsen

Akar suda saman çöpü gibi çaresiz

Ve de köle kimin İtaatkar, sessiz

Gidisen

Oldu mu ya?...

Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak?Bu kenti terkediyem Zilan.

Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki

Bu kenti terkediyem...

Yasak mayın tarlalarını

Kaçakta kol verenleri

Can verenleri terkediyem...

Efsunlu akrepleri, çıyanları

Urfa kalasında kenetlenen

Efsane şahmaranı

Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem.

Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için

Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellediğin için

Bu kenti terkediyem...

Bu sana son satırlarım Zilan...

Biliyem unutacaksan beni.

'Unutmam' deme biye

Davullar uranda unutmalısan.

Yoksa nasıl yaşayabilir

İnsan...

 

Hani nar ağaçları çiçek açardı ya

Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde.

İşte ben

Her çiçek açanda nar ağaçları

Ve söylenende Urfa türküleri

Seni ve gülüşünü hatırlayacağam...

Bundan böyle cigaramda dumansın

Kaçak tütünden sarılmış...

Her içime çekişte ağun yakacak beni.

Kendini düşünmedin

Beni düşünmedin

Sevdanı düşünmedin

Çocuklarını düşün.

Seni tutsak

Beni esrik eden töreler

Çocuklarını da yakacak bir gün...

 

Bu kara yazgı değildir ZİLAN...

Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin

Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban...

Bu çağlar boyu insanları kul eden

Bağnazlıktır.

ki yıkılacak.

Bilesen ZİLAN

Sen görmesen de

Ben görmesen de

Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN...

Celâl ÜLGEN.

1968 ve 2021 yılları arasında toplum iyice bozulmakta kadınlar ve çocuklarımız korunamamakta, kapitalist sistemin çarkları arasında ezilmektedir. ne yazık ki acı ve gerçek olan özetle şudur; Kadınlar acı çekiyor...



Bu yazı 1241 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI